Küreselleşme ve Tohumculuk
Yusuf CEBE

Küreselleşme ve Tohumculuk

Bu içerik 181 kez okundu.

    Milli olmaya hedeflemek yabancı düşmanlığı değildir! Ancak; Son yıllarda Dünya’da ekonomik hayatta çokça dillendirilen küreselleşme denilerek aslında bazı ülkelerin birçok sektörde tekelleşme yaptıkları bilinen bir gerçekliktir.

    Türkiye’de tohumculuğun dışarıya açılması ve yaygın hale gelmesi 1980’li yıllarının başında başlamıştır. Bu yıllarda yerli alt yapı oluşturulmadan uluslararası tohumculuk şirketlerinin ülkemize davet edilmiş ve tohumculuk firmaları alt yapı oluşturmaya başlamıştır. Özellikle mısır ve ayçiçeğinde Hibrit  çeşitlerin yaygınlaştırılması sağlanarak kendimize ait ne mısır, ne de ayçiçeği çeşidimizin olmayışı bir kenara atıldı.   1990’lı yıllar yabancı tohumculuk şirketleri için önemli karların olduğu yıllar olmuştur. ‘’Verimimiz arttı, ithal tohum iyidir.’’ imajı da bu yıllarda çiftçimizde oluşmuştur. Yabancı tohumculuk firmaları tohumluk markaları çiftçimize adeta bugüne kadar ezberletilmiştir, bu arada yerli şirketlerimiz tohumculuğu bu yıllardan sonra öğrenerek  kurumsal olma yolunda  önemli mesafeler almıştır. Fakat, Ne yazık ki, bu arada büyük bir ekonomik kaynağımız yurt dışına çıkmıştır. 

    2000’li yıllardan itibaren ise, yabancı şirketler ülkemizi çok iyi tanıyarak artık yerli partner arayışına girmişlerdir. Ve günümüzde kendilerine yerli ortak da bulmuş durumdalar!

    Şöyle ki; Geçen ay bir çiftçi arkadaşımın daveti üzerine, Türkiye'nin öncü tohum şirketlerinden biri olarak ifade edilen Fransa  menşeli olduğunu öğrendiğim  bir firmanın  2019'da piyasaya yeni çıkacak ürünlerinin tanıtımı amacıyla gerçekleştirilen Ayçiçeği Tarla Günü etkinliğine katıldım. Tanıtım kapsamında firma yetkilileri Edirne’nin verimli tarım arazilerine sahip  bir köydeki tarlada 3'ü yeni piyasaya sürülecek toplam 5 çeşit ayçiçeğinin sergilendiği etkinliğe Edirne ve Kırklareli yöresinden  çiftçilerin katılımı ile birlikte şirketin yaklaşık % 28 oranında ortağı olan Trakya’da  Bölge Birliği çapında teşkilatlanmış bir Kooperatif Birliğinin Yönetim Kurulu üyeleri ile yetkililerinin etkinliğe katılması ve adeta bu firmaya ait tohumlukların yöre çiftçisine önerilmesi, yabancı tohumluk firmalarının ülkemizde geldiği noktayı göstermesi bakımından anlamlı bir örnek olarak gösterilebilir.

    Yabancı menşeli tohumluk firmalarının ülkemizde gelişmesi, kalitenin yükselmesi, yerli firmalarımız  için rekabet duygusu içinde daha kaliteli ve teknolojik üretim yapma zorunluluğunu ortaya çıkarsa da, büyük sermayeli ve uluslararası lobiye sahip yabancı şirketlerin varlığı, yerli firmaların  rekabet gücünün azalmasına  ve  yerli tohuma olan güven duygusunu azalmasına meydan verilmesi sonucunu doğurması da gözden uzak tutulmaması gereken bir gerçektir.

   Bununla birlikte, yabancı düşmanlığının, başka düşmanlıklara davetiye çıkaracağını gözden uzak tutmayarak, yabancı tohum firmalarını yüksek  kaliteyi, uygun fiyatı yakalamak için rekabet unsuru olarak görmek gerekir. Bu rekabette yerli firmalarımızın  en az onlar kadar kaliteli tohum üretmeyi temel hedef olarak görmesi gereklidir.

   Bir tohumculuk firmasının marka değerine ulaşabilmesi için uluslararası standartlarda bütçesinin yaklaşık %15 ‘i kadar araştırma ve geliştirmeye kaynak ayırması ve kaliteli üretim yapması olmazsa olmaz şartlardan biridir. Yerli firmalarımızın gayreti ile marka olma yoluna girildikçe üreticimiz kendi tohum şirketlerine daha fazla güvenecek ve bu güvenin de kalitenin getirisi olarak, talebe dönüşerek yerli üretimi destekleyeceği önemli bir gerçeğimiz olarak ortada durmaktadır.

    Küreselleşme veya tekelleşmeye karşı olayım derken, kapalı bir sisteme dönüşmek de ülkemiz tohumculuğu için olumsuzluk olacağını da gözden uzak tutmamak gerekir . Bu yüzden yabancı tohumculuk şirketlerinin kendi tohumculuk sistemimiz içinde bulunması, kapalı tohumculuk sektörüne gidişin önündeki en büyük engeldir. Bununla birlikte, Ülkemiz tarım sektörü politikalarını belirleyen ve yürüten iradenin, kendi yerli şirketlerini daha fazla önde tutması eşyanın tabiatı gereğidir. Bunun yanında, Türkiye Tohumcular Birliği ve alt birliklerinin ülkemizde tohumculuk ile ilgili arge fonları oluşturarak, yerli menşeli tohum üretimini ve firmalarını desteklemesi gerekir.

   Eğitim sistemimizde de tohumculuk sektörünün ihtiyaç duyduğu arge personelini yetiştirilmesi yönünde zemin hazırlanması, bu konuda öncelikle Üniversitelerden ve araştırma enstitülerinden yararlanılması da yerli tohum üretimi ve firmalarımızın gelişmesine önemli bir ivme kazandırabilecek bir olgudur. 

   ‘’Yerli’’ ve ‘’Milli’’ sözcüklerinin sıkça dile getirildiği bugünlerde, Yerli ve Milli tohumculuğumuzun istenen düzeye gelebilmesi için, yukarıda sıralanan açıklamaların ışığında, yabancı düşmanlığı yapmadan, yabancı şirketlere karşı olmadan araştırma, geliştirme, kaliteli ve maliyeti düşük fiyatla üretim gibi olguları bütün halde kullanarak, Ülkemiz tohumculuk politikasını icra eden İradenin tohumculuk sektöründeki kurum ve kuruluşları yerli üretim ve şirketlerimize yönlendirerek, adına Küreselleşme denen tohumculukta tekelleşmenin karşısında olmak Ülkemiz Tarımı açısından büyük önem taşımaktadır.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TRAKYA BİRLİK GALİP GELDİ
TRAKYA BİRLİK GALİP GELDİ
9 kişi cenaze töreninde yedikleri yemekten öldü
9 kişi cenaze töreninde yedikleri yemekten öldü