Bağımsızlık Referandumları ve Avrupa Birliği'nin Geleceği - 2
Satuk Buğrahan MİRZABEY

Bağımsızlık Referandumları ve Avrupa Birliği'nin Geleceği - 2

Bu içerik 2365 kez okundu.

Yazı dizisinin ikinci bölümünde; Belçika’ya bağlı iki bölge ve Birleşik Krallık’a bağlı ülkelerdeki; yerel meclislerin yetkilerinin artırılması, özerklik ve tam bağımsızlık taleplerini inceledim.

 

2- Belçika’ya bağlı Flaman Federe Bölgesi ve Özerk Valon Bölgesi

 

Belçika Federal Devleti; üç federe bölgeden ve her biri farklı yasama organlarınca denetlenen altı hükümetten oluşuyor. Ülkede, Belçikalıların çoğunlukta olduğu etnik yapıda; İtalyan, Faslı, Fransız ve Türk unsurlarda bulunuyor. Belçikalı olmayanlar, ülke nüfusunun yaklaşık olarak dörtte birini oluşturuyor.

 

Azınlık haklarını halen tanımamış olmasından dolayı, Avrupa Konseyi’nin eleştirilerine maruz kalan Belçika’da; sonuncusu 2011 yılında olmak üzere toplamda 6 defa anayasa değişikliği yapılmasına rağmen, henüz ülkedeki azınlıklar konusunda kalıcı çözümler üretilememesi de, Avrupa Birliği’nin tepkisini çekiyor.

 

Ülkenin önemli şehirlerinden Brüksel, Avrupa Birliği’nin ve NATO’nun merkezi olma özelliğine sahip. Ülkedeki dini yapıyı; %75 gibi yüksek bir oranla Roman Katolikler, %25 oranında Protestanlar ve diğer inanışlara sahip kişiler oluşturuyor.

 

*

 

1831 Anayasası ile üniter devlet esasına göre kurulan, sonrasında anayasa değişiklikleriyle federal yapıya dönüşen Belçika Krallığı’nda; Flaman Federe Bölgesi, Belçika nüfusunun %60’ını oluşturan ve ülke ekonomisini ayakta tutan bölge.

 

Bölgede %73’ü Katoliklik inancını benimsemiş halk, Flamanca dilini konuşuyor.

 

Flamanların, bölgelerinin bağımsız bir devlet olmasını savunan kesimi; Belçika’dan ayrılarak, bağımsız bir ülke olmaları durumunda ekonomik yönden daha güçlü olacaklarını savunuyor. 

 

*

 

Belçika’nın güney kesiminde, başkenti Namur şehri olan Valon Özerk Bölgesi’nde ise, Fransa’ya bağlanmak isteyenler mevcut. Fransızca konuşulan bölgede, Belçika’dan ayrılma amacıyla henüz referandum yapılmadı ancak; ülkenin kuzey kesiminde yaşayan ve ekonomik yönden güçlü konumdaki Flamanların, Valonya’ya tepkileri, başta;

 

  • Valon Özerk Bölgesi’ndeki ekonomik durumun Flaman Özerk Bölgesi’ne kıyasla kötü olması,

 

  • Valonya’da işsizlik oranının yüksek olması,

 

  • İki bölgede de farklı dillerin konuşulması hususları olmak üzere; Belçika’nın demografik yapısını da göz önünde bulundurarak, Flaman Federe Bölgesi’nde ve Valonya’da yakın gelecekte referandum yapılabileceğini söyleyebiliriz.

 

Belçika Federal Cumhuriyeti’ndeki bölgelere, 2011 yılında yapılan anayasa değişikliği ile vergilerin ¼’ünü toplama yetkisi verilmişti.

 

3- Birleşik Krallık Bünyesindeki Üç Ülke; Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda

 

Anayasal monarşiyle yönetilen Birleşik Krallık; Galler, İngiltere, İskoçya ve Kuzey İrlanda olmak üzere dört ülkeden oluşuyor. Ülkedeki dini yapıyı oluşturan unsurlar ise; Anglikan Kilisesi’ne bağlı kişiler, Hindular, Müslümanlar, Metodistler, Presbiteryenler, Roman Katolikler, Sihler ve Yahudiler.

 

*

 

Galler, Birleşik Krallık’a bağlı dört ülkeden biri.

 

Başkenti Cardiff olan Galler’in; meclisi, kendisine ait bayrağı ve ulusal marşı var. Galce ve İngilizce’nin konuşulduğu Galler’de, Gal halkının bir kısmı tam bağımsızlık isterken, bir kısmı ise Galler Meclisi’nin yetkilerinin artırılmasını talep ediyor.

 

Birleşik Krallık’taki petrol rezervlerinin neredeyse tamamı İskoçya’da bulunuyor. İskoçya; Keltlere kadar uzanan zengin tarihi dokusuyla, mitolojisiyle, ulusal parklarıyla, doğal güzellikleriyle göz kamaştırıyor. Edinburgh şehrindeki Saint Giles Katedrali, Glasgow şehrindeki Kelvingrove Sanat Galerisi, Inverness bölgesindeki tarihi ve doğal güzellikler, Stirling şehrindeki William Wallace Anıtı ve Milattan sonra 843 yılında kurulan İskoçya Krallığı’ndan günümüze kadar gelen tarihi eserler, turistlerin en çok ziyaret ettiği yerler arasında. Ülkede konuşulan İskoç dili de, İskoçların ataları Keltlere kadar uzanan zengin bir birikime sahip.

 

Kendisine ait bayrağa ve parlamentoya sahip, Başkenti Edinburgh olan İskoçya’da, 2014 yılında tam bağımsızlık için referandum yapılmıştı. 2017 yılında İskoçya Bölgesel Parlamentosu, ikinci bağımsızlık referandumu tasarısını kabul etti, ikinci referandumun yapılacağı günlerde, Londra’da terör saldırılarının olmasıyla, referandum ertelendi.

 

İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı almasının ardından, Batı basınında Birleşik Krallık’a yönelik ardı arkası kesilmeyen eleştiriler başladı. Günümüzde, Batı basınında geniş şekilde yer alan Brexit, yakın gelecekte yerini anayasal zeminde ilerleyen İskoçya’nın tam bağımsızlık sürecine bırakabilir.

 

İskoçya tam bağımsızlık için yeniden referanduma gider ve başarılı olursa; Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği açısından bu durumun olası sonuçları ayrıca incelenmesi gereken bir konu.

 

Kuzey İrlanda’da ise, halkın bir kısmı İrlanda’ya bağlanmayı isterken, bir kısmı da Kuzey İrlanda’nın tam bağımsız bir ülke olmasını istiyor. Başkenti Belfast olan Kuzey İrlanda, 6 kontluktan oluşuyor. İrlandaca, İngilizce ve Ulster İskoç dillerinin konuşulduğu ülkede çoğunlukla Protestanlık inancı hakim.

 

Başbakan Theresa May, Kuzey İrlanda ile azınlık hükümeti kurulması konusunda anlaşmaya varmış olsa da, The Guardian’da okuduğum bir haber, ülkedeki durumu gözler önüne seriyor. İngiltere’deki en güçlü ve etkili kişilerin yalnızca %3,4'ünün azınlık kökenli olduğunun ifade edildiği bir araştırmaya yer verilen haber, İngiltere’de azınlıklar konusunda kalıcı düzenlemelere duyulan ihtiyacı gözler önüne seriyor.

 

*

 

Bağımsızlık Referandumları ve Avrupa Birliği’nin Geleceği yazı dizisi devam edecek.

Haftaya görüşmek dileğiyle…

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TRAKYA BİRLİK GALİP GELDİ
TRAKYA BİRLİK GALİP GELDİ
9 kişi cenaze töreninde yedikleri yemekten öldü
9 kişi cenaze töreninde yedikleri yemekten öldü