Bu haber 12 Eylül 2011, Pazartesi 13:28:39 tarihnde eklendi. 109 kez okundu.
İSRAİL VE BEKLENEN SON
Geçtiğimiz günlerde Gazze’ye insani yardım götüren İHH isimli insani yardım kuruluşuna ait (7)yedi gemiden oluşan konvoydaki 520 yolcusu olan Mavi Marmara gemisine Uluslar arası sularda saldıran İsrail (9 )dokuz vatandaşımızı şehit ederken birçok vatandaşımızı da yaraladı.
İçlerinde çeşitli ülkelerden katılımcıların olduğu aktivistleri Türkiye hükümetinin hızlı ve etkili girişimleri ile serbest bırakan İsrail yaptıkları ile maskesini düşürürken birçok ülkede protesto edildi.
Dünya gündemini oluşturan vahşi İsrail devletinin bu davranışı bütün dünyada ortak bir vicdan oluştururken yapılan beddualarla da sonun başlangıcına gelmiş görülüyor.
Mavi Marmara gemisindeki gazetecilerden Hakan ALBAYRAK “Ama yeni bir dünyanın şekillenmekte olduğunu ve Gazze’ye özgürlük filosunun bu sürece önemli bir katkı teşkil ettiğini Cenab-ı Hakkın bizi büyük bir devrimde enstrüman olarak kullandığını iliklerime kadar hissediyorum” sözleriyle bu sonu işaret ederken dünyanın bütün büyük şehirlerinde yapılan protestoların da bunu gösterdiğini söyleyebiliriz. İsrail aleyhine oluşan bir büyük sinerjinin dünya insanlarının artık Filistin’e yapılan zulümlere duyarsız kalmayacağının da bir işareti olduğunu ortaya koyuyor.
İsrail devletini yönetenlerin sahibi oldukları o büyük cüretkarlığın arkasında dünya sermayesini elinde bulunduran yahudilerin ve hakimi oldukları Amerikalı yöneticilerinde bu vicdani akıma karşı koyamayacaklarının işaretleri alınırken Nikeragua ve Venezulla gibi güney Amerika devletleri ile İsveç gibi Avrupa da bulunan ülkelerde İsraile karşı tavır aldılar.
Amerika’nın etkisi ile arap kardeşlerinin yanında yer alamayan bölgedeki arap ülkeleride Tayyip Erdoğan’ın çıkışları ile ülkelerinde oluşan İsrail zulmüne dur demelerini isteyen kamuoylarının baskısı ile cılızda olsa bu tavırlarını belli etmeye başladılar.Mısır refah sınır kapısını ilk günlerde geçici olarak açtığını söylerken geçici olan açılışı devamlıya çevirmek zorunda kaldı.
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının Fotoğrafları ve Türk bayrakları Arap ülkelerinde yapılan protestoların vazgeçilmez argümanı olurken Tayyip Erdoğan’da arap halklarının sevgilisi oluverdi..
Bir işareti ile arap ülkelerinde iktidar değiştirebilecek güce sahip olan Başbakanımız Tayyip Erdoğan arap iktidarlarını ellerinde bulunduran Amerikan yanlısı yönetimlerin korkulu rüyası olmuş görülüyor.
İsrailli yöneticilere kendi kutsal kitapları Tevrat’ta yazılı olan 6. ayeti gösteren Tayyip Erdoğan öldürmeyeceksin derken muhataplarının varlıklarını dayandırdıkları kan ve gözyaşından vazgeçmelerini umuyor. Ancak İsrail kurulduğu günden bu yana bölgede insanlara sadece kan ve ölümü yaşatırken. Kendi insanına da vaad ettiği yurt yerine hapishaneden başka bir şey vermedi.
Kan ve gözyaşının geri dönüşü yine aynı olacağından her an patlayabilecek bombalar ve intihar eylemcilerinin yapacağı eylemlerle evlerine hapis İsrail vatandaşları bir türlü oluşmayan rahat bir İsrail yurduna kavuşamadı.
İsrail hükümetleri işgallerle elde ettikleri topraklara iskan için dünyanın çeşitli yerlerinden yahudileri getirmeye çalışırken (hatta zaman zaman çeşitli kaoslar oluşturarak Bosna ve Arjantin gibi) Var olanları da ülkede tutmayı beceremeyeceği de ayrı bir tespittir.Her gün İsrail’i terk edip Amerika ve Avrupa’ya giden, hatta geldikleri ülkelere dönen yahudilerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Rusya’ya geri dönen bir grup Rus Yahudi bilim adamının uçağının havada patlayarak düştüğü unutulmamıştır.
Zulümle abad olunmaz gibi bir anlayışın bir din devleti olan İsrail’de kabul görmesi beklenemez. Başbakanımız öldürmeyeceksin derken Talmut mevcut İsrail yöneticilerine“ “Goyim’in en iyisi bile öldürülmelidir.” Avodak Zara 26b, Tosefoth” demektedir.
Bütün dünya insanlarını “vahşi kır hayvanı” olarak gören bir sapıklık olan siyonizm israil devletinin kuruluş ve varoluş felsefesidir.
Gelmiş geçmiş israil yönetimlerinin tamamı bu felsefeyle hareket ederlerken ülkenin bir demokrasi olduğu yalanıyla da diğer büyük yalanları gibi dünya insanını kandırmaya devam ederler.
Ancak kendilerini ve insanlarını aldatmaları, beklenen sonu yaşamaları için engel olamayacaktır.
Artık oluşturdukları o büyük acındırma propagandaları bir bir yerini zalimliklerinin gerçekliğine bırakırken bu gerçekliklerde Dünya insanlarının Filistin için kanayan vicdanlarını acıtıyor.
Dünya Ekonomisindeki büyük yahudi sermayesinin de bugüne kadar hangi sömürülerle hangi ülkelerde ne canlar yaktığı ve ne gözyaşlarına sebep olduğuda insanların farkına vardığı bir ayrı gerçeklik olarak su üstüne çıkmış görülüyor..
İran’ın nükleer çalışmalarının kontrolünü isteyen Amerika’ya İsrail’in sahip olduğu nükleer silahlardan söz eden Tayyip Erdoğan israilin bölgede oluşturduğu tehlikeye işaret etmektedir.Geçmişinde sahip olduğu kan ile ilgili tecrübe insanlık hafızasında silinmemişken elindeki nükleer silahların varlığı sadece bölgenin değil bütün dünyanın varlığına tehdit oluşturmaz mı ?...Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği bu yakın tehlike israilli yöneticileri oldukça rahatsız etmiş olsa gerek ki organize ettikleri Türkiye’yi protesto mitinglerinde Türk ordusunu Tayyip Erdoğan’ı devirmek için darbe yapmaya davet ediyorlar.
Evet Thedor Herz’le başlayan bu siyasi projenin bugün itibariyle sonunun geldiği anlaşılıyor.Bu sonu fark edemeyen israilli yöneticiler yapacakları başka çılgınlıklarla kendi insanlarıyla birlikte bütün insanlık için umalım ki daha büyük felaketlere sebep olmazlar…
| Diğer Ömer Faruk Yazıları |
|
|