Strateji
Satuk Buğrahan MİRZABEY

Strateji

Bu içerik 1494 kez okundu.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milletimizin dehasının gelişmesi ve bu sayede layık olduğu uygarlık düzeyine ulaşması, hiç kuşkusuz ki, yüksek meslekler sahiplerini yetiştirmekle ve milli kültürümüzü yüceltmekle mümkündür” ve “Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar” sözleri; sosyolojik savaşın hedefindeki milli değerler ve üretim faaliyetlerinin önemini gözler önüne seriyor.

 

Milli güvenliği tehdit eden unsurlar arasında ilk sırada sosyolojik saldırılar sayılabilir. Sosyolojik akıl, hedef olarak belirlenen ham madde kaynaklarının ve 21. yüzyıl sanayisinin temeli konumundaki pazarların yoğun olduğu ülkelerde; anadili, dini değerleri, örf ve adetleri, milli ve tarihi değerleri hedef alır; başta ilaç endüstrisi ve savunma sanayisi olmak üzere toplum sağlığını koruma ve milli güvenliğin tesis edilmesi amacıyla üretime geçen ülkeleri tehdit olarak algılar. Bu açıdan bakıldığında günümüzde pek çok ülkenin sosyolojik saldırılara maruz kaldığı söylenebilir.

 

Sistematik şekilde icra edilen sosyolojik saldırılar, 15. yüzyılda sömürgecilik faaliyetleriyle başladı. Coğrafi keşifler, beraberinde Amerika Kıtası’ndaki kolonileşme, Batılı ülkelerin; Uzak Doğu ve Afrika başta olmak üzere günümüzde de devam eden sömürgecilik faaliyetleri; sosyolojik akıl tarafından geliştirilen stratejilerle yürütülen bir psikolojik savaşa dönüştü. Sosyolojik aklın tehdit olarak algıladığı; milli değerler, milli eğitim, ülkeler arası siyasal dayanışma ve ülkeler arası ittifaklar; basın ve yayın faaliyetleri, meslek kuruluşları, sosyal medya ve televizyon programları üzerinden yürütülen sistematik saldırılarla karşı karşıya kaldı. Batılı ülkelerin Fransız İhtilali’yle birlikte, başta Osmanlı Devleti olmak üzere tek merkezden yönetilen çok uluslu devletlerin bünyesindeki azınlıkların devlet ve devlet kurumları aleyhine kışkırtılması, ayaklanmalarının teşvik edilmesi ve akabinde ayrılıkçı unsurların desteklenmesi politikası; azınlık ayaklanmalarının gerçekleşmesi neticesinde devletlerin parçalanmasına yol açtı. Tek merkezden yönetilen zor muhataplar yerini çok merkezli yeni oluşumlara bıraktı. Yakın tarih incelendiğinde; günümüzdeki sosyolojik saldırılar ile ülkelerin maruz kaldığı politik, ekonomik ve askeri sıkıntıların geçmişte de benzerlerinin yaşandığı görülecektir.

 

*

 

Fransız İhtilali’nden sonra Batılı devletler, Osmanlı Devleti’nin jeokültürel ve jeostratejik konumunu şekillendiren sosyolojik dinamiklerini sistematik biçimde tahrip etti. Bu noktada, sosyal bilimlerin elde ettiği verilerin, toplumlara yönelik sistematik şekilde icra edilen saldırılarda ki etkisi, Osmanlı Devleti’nin yıkılışına giden süreçte misyoner okullarının etkisiyle birlikte ele alındığında daha net bir şekilde görülüyor. Osmanlı Devleti bünyesindeki unsurların ayrıştırılması, misyoner okulları vasıtasıyla gerçekleştirildi.

 

Sosyolojik saldırıların ana hedefi, toplumlar arası yardımlaşmayı ve ülkeler bazında ittifakları engellemektir. Jeostratejik oyuncular, Fransız İhtilali’nden sonra bu bağlamda, mevcut jeopolitik durumu değiştirme maksadıyla hareket ederek, çok uluslu yapıları ayrıştırdı. Sosyolojik savaşın türleri arasındaki gayri nizami harp, ekonomik savaş, asimetrik savaş, soğuk savaş, politik savaş ve psikolojik savaş; Batılı devletlerce pek çok ülkeye karşı sistematik biçimde icra edildi.

 

Hedefteki ülkeler üzerinde siyasi, ekonomik ve askeri hakimiyet kurma amacıyla icra edilen sosyolojik savaş; toplumların dayanışma bilincini ortadan kaldırarak amacına ulaşır. Dolayısıyla merkez hedef; toplum dayanışmasının bitirilerek hedef ülkenin zayıflatılması ve akabinde çökertilmesidir.

 

Bu noktada, Batılı devletlerin tehdit olarak algıladıkları ülkeler içerisindeki dayanışmayı bitirmek ve devletler arası ittifakların engellenmesine yönelik politikalarını;

 

  • Dayanışmanın temel ilkesi olan toplumlar ve devletler arası ortak paydaların yok edilmesi,

 

  • Farklı paydalar oluşturulması,

 

  • Farklı paydalar arasında düşmanlık oluşturulması ​şeklinde özetlenebilir.

 

*

 

Haftaya görüşmek dileğiyle…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Süper Loto'da 6 Bilen Çıkmayınca 4,3 Milyon Lira Devretti
Süper Loto'da 6 Bilen Çıkmayınca 4,3 Milyon Lira Devretti
Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Hediye Edilen Aslanları Gördü
Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Hediye Edilen Aslanları Gördü