Edep ya hu !...
Bu yazımıza edepsizleri konu ediyoruz.
Edep, haya, utanma duygusunun tezahürüdür.
Haddi bilmek, kendini bilmek
olduğundan insan, sınırlarını toplumun ve sosyal hayatın çizdiği kurallardan bağımsız yaşayamaz.
İnsan olmanın en önemli vasfıdır haddi bilmek.
Bilmemek, bilmiyor olmak ayıp değildir.Ancak bilmediğini bilmemek ayıptır.
İnsan kendinde olmayanı aramak öğrenmekle mükelleftir.Ancak böyle bir arayıştan uzak durup kendinde olmayan, olmamış ile meydana çıkıp ben de varım diyemez.
Günümüzde bir çok örneğini gördüğümüz bu insan tipi sanal ortam denilen internet üzerinden hiç utanmadan sallayıp duruyor.
Hiç te hakkı olmadığı halde yazım dünyasına ait; “gazeteci”,”yazar”,”haberci”
gibi sıfatlarla sosyal paylaşım sitelerinde ya da kendi kurduğu “haber sitelerinde” arz-ı endam ediyor.
Be kardeşim desen; gel yapma!; senki, adını, soyadını doğru yazma aczi içinde bir zavallısın. Neyine senin “gazetecilik” neyine senin “habercilik”.
Konuşmaya çabalıdığın “dil” in bile bilgisine sahip değilsin ne yapıyorsun?
Gel yapma!
Yazma çabası ile” döktürdüklerini”ben okurken senin adına utanıyorum sen neden utanmazsın Ya da sen nerenden utanırsın da bunları yapıyorsun?Ama o anlamaz seni ve dediklerini.
Yaptığının önemli olduğuna kendini inandırmıştır bir kere o fukara.
Konuşma dilinin sahibi olduğu 40-50 kelimenin yazmaya yeteceğini düşündüğünden “adım hıdır elimden gelen budur” ve bu da yeterlidir inancındadır.
Üstüne birde yöresel ağzın kelimelere dönüştüğünü gördüğünüzde siz utanır, sıkılır, yok olursunuz onun yerine.
Ama o utanmaz,sıkılmaz hatta uyardığınızda da size öfkelenir,kızar. Eleştirilmesine tahammülü yoktur.Yaptığının doğruluğuna inandırmıştır kendini.Ne olacak canım “o kadarcık kusur kadı kızında da olur” onun için.
Kopyala yapıştır ile başladığı “mesleği” , “özgün” “içsel” yazılara dönüşmüş ve o da bir “gazeteci” veya “yazar “veya “haberci” olmuştur artık.
Ve açtığı internet sitesinin bir “ailesi” bile vardır.Havalı olduğunu düşündüğü bu “aile”kelimesini fırsat buldukça kullanır.Bu kelime ile anlatmak istediği yalnız olmadığıdır yani onun gibi bir çoğu vardır onun yanında.Onun için yaptığı işin doğrulanmasıdır bu.
Eli kalem tutanlardan aldığı yazıların altına kendi ismini koymak; var olmanın bir başka yoludur.Ancak devamlılığı olmayan bu yol da uzun yürünmeyeceğini anlamak ta pek uzun sürmez.İşte o zaman “muhteşem cümleler”den oluşan “muhteşem yazılar” çıkar artaya.
Ve paylaşılmaya başlar “face” te,Ya da internet gazetelerinde.Hemde bir kere değil defalarca .
Çevrenizde çokça bulunan bu tiplere gelin hep beraber
“Edep ya hu” diyelim belki faydası olur.
Selam ve dua ile.....
Ömer FARUK