Brexit ve Yeni İpek Yolu
Satuk Buğrahan MİRZABEY

Brexit ve Yeni İpek Yolu

Bu içerik 7164 kez okundu.

 

Brexit; ABD’nin, çok kutuplu yeni dünya düzenini, tek başına kurgulama isteğinin bir sonucu olarakta nitelendirilebilir. 2016 yılında yapılan başkanlık seçimlerini kazanan Trump’ın, seçim zaferinin hemen ardından görevden aldığı isimlerle, bu konuda görüş ayrılığı yaşadığı biliniyor.

 

ABD ve Başkan Trump ile ilgili basında çıkan haberlerde her ne kadar Rusya üzerinde durulsa da, asıl konunun Birleşik Krallık ve Birleşik Krallık’ın küresel ekonomi politikası olduğu da aşikar. Hedef saptırmaya yönelik bu haberlerin ardında Yeni İpek Yolu ve bu yeni ticaret yolu üzerindeki ülkelere yapılan politik ve ekonomik müdahaleleri gizleme amacı yatıyor.

 

ABD ve Birleşik Krallık arasındaki ekonomik savaş, önümüzdeki günlerde ivme kazanacak ve finansal küreselleşme etkisini daha sert bir şekilde gösterecek.

 

*

 

2016 yılında ABD’de yapılan başkanlık seçimlerini Demokrat Parti’nin adayı Hillary Clinton’unkazanacağına kesin gözüyle bakan pek çok kişi ve “kuruluş” vardı. Ancak, Cumhuriyetçi Parti’nin adayı Donald Trump başkanlık seçimlerini kazandı. Hillary Clinton’un başkanlık seçimlerini kaybetmesindeki ana etkenin, ABD’nin yeni dünya düzeninde oynadığı rol olduğunu söyleyebiliriz.

 

Cumhuriyetçi Parti içerisinde bir kesim, açık bir şekilde ABD’nin şahin politikalar izlemesini istiyor.

 

Trump, Pentagon’u dahi karşısına alarak, ABD’nin yeni dünya düzenini tek başına kurgulaması için çalışıyor. ABD’nin; Türkiye ve İngiltere’nin yanında yer alan Katar’a yönelik baskıları da, konunun özüne inildiğinde Yeni İpek Yolu ile alakalı. Donald Trump’ın;

 

- “Rusya hazır ol, füzeler yolda” tweeti,

 

- İran’a yönelik yaptırımlar ile alakalı attığı tweetler,

 

- NATO toplantısı öncesi “ABD’nin NATO’ya parasal desteğini kesmesi gerektiği” ile ilgili attığı tweetler,

 

- Yakın zamanda, Türkiye’ye yönelik ekonomik saldırı ile alakalı attığı tweetler aslında konunun özeti gibi.

 

*

 

Birleşik Krallıktarih boyunca ticaret yolları üzerinde hakimiyet kurmak istedi. Trump’ın Beyaz Saray’a çıkmasının ardından, ABD’nin pek çok ülkeye ekonomik ve politik baskılar uygulamasının ve giderek yalnızlaşmasının sebeplerinden biri de Birleşik Krallık ve Çin’in yeni bir ticaret yolu oluşturmalarına engel olmaktır.

 

Birleşik Krallık, yüzyıllarla ifade edilebilecek küresel ekonomiye yön verme siyasetinin neticesi olarak, Londra’dan Pekin’e kadar “hızlı tren” ağlarıyla örülecek Yeni İpek Yolu Projesi için kolları sıvadı. Üç hafta önce yayınlanan “Brexit, Değişen AB ve Türkiye” başlıklı yazımda; Birleşik Krallık’ın Brexit süreci ile Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı almasına, bu sürecin yakın gelecekte Türkiye’nin Avrasya politikalarına yapacağı katkılara değinmiştim.

 

Çin, Yeni İpek Yolu’nun inşası için 68 ülkeye toplamda 8 trilyon dolarlık yatırım yapıyor. Projedeki en önemli yatırımlardan biri, Birleşik Krallık’tan Çin’e uzanacak hızlı tren ağı. ABD’nin projeyi “istemediği” biliniyor. Yeni İpek Yolu güzergahındaki ülkelere Dolar üzerinden yapılan saldırı bunun göstergesi. Ancak; Türkiye, Ukrayna, Rusya, Çin ve Hindistan önümüzdeki dönemde bu sorunun üstesinden gelecek.

 

*

 

Yeni İpek Yolu, Birleşik Krallık’tan Çin’e kadar tüm ülkeleri stratejik, politik ve ekonomik açıdan etkileyecek, 31.07.2018 tarihinde yayınlanan yazımda belirttiğim gibi; yeni ticaret yolu üzerindeki ülkeleri incelediğimizde, projenin en fazla katkı sağlayacağı ülkenin Türkiye olacağı açıkça görülüyor. Türkiye’nin sadece bölgede değil, dünya siyasetinde de daha güçlü şekilde söz sahibi olmasını sağlayacak, uluslararası arenada ülkemizin elini güçlendirecek Yeni İpek Yolu, sadece Birleşik Krallık ile Türkiye arasındaki ekonomik ve politik ilişkileri geliştirmekle kalmayacak, pek çok ülkenin Türkiye ile daha sağlam bir zemin üzerinde daha güçlü ilişkiler kurmasını sağlayacaktır.

 

Türkiye’ye 15 Temmuz 2016 tarihinden kısa bir süre sonra, 1 Kasım 2016 tarihinde Dolar kuru ve Euro kuru üzerinden bir ekonomik saldırı başladı. İlerleyen süreçte Dolar ve Euro kurları düşmeye başlayınca bu sefer 11 Eylül 2017 tarihinde Türkiye’ye yönelik ikinci ekonomik saldırı başladı ve bu saldırı halen devam ediyor. Ekonomik saldırıların başlaması için belirlenen tarihler manidar! 2017 yılında Türkiye ekonomisi %7,4 büyüyerek, G20 ülkeleri arasında birinci oldu. Der Spiegel’in bu konuda yaptığı haberi o günlerde not almıştımSpiegel Online “Türkiye büyümede Çin’i geçti” başlığını attığı haberde “Çin %6,9 büyürken Türkiye %7,4’lük büyüme rakamıyla ilk sıraya yükseldi. Almanya ise ancak %2,2 büyüyebildi” ifadelerine yer vermişti.

 

*

 

Dünyada “en tehlikeli” olarak nitelendirilen terör örgütlerinin tamamı, Türkiye sınırlarının hemen ötesinde faaliyet gösteriyor ve Türkiye bu terör örgütlerinin tamamıyla mücadele ediyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin geçtiğimiz 3 yıl içerisinde yurtiçi ve yurtdışında etkisiz hale getirdiği Terör örgütü PKK ve terör örgütü YPG-YPJ’li sayısı, on beş binin üzerinde. Bu rakam her geçen gün artıyor.

 

Terör örgütlerinin tamamına karşı uluslararası hukuk ve anlaşmalardan kaynaklanan hak ve menfaatlerini koruma maksadıyla başarılı bir şekilde askeri operasyonlar icra eden Türkiye, terör örgütü PKK’nın merkezi konumundaki Kandil’i teröristlerden temizleyip, güvenli ve terörden arındırılmış bölge oluşturarak bu tehdidi tamamen ortadan kaldırmalıdır.

 

2018 yılı itibariyle; Türkiye’nin yıllardır mücadele ettiği Terör örgütü PKK, adeta bitirilme noktasına geldi. İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre terör örgütünün dağ kadrosuna katılımlar %0’a yakın seviyeye kadar düştü ve teslim olan terör örgütü PKK üyesi kişilerin sayısı son 17 yılın en yüksek seviyesinde. Irak’ın kuzeyindeki terör örgütü kamplarınında çok yakın bir zamanda temizlenmesiyle Türkiye kendisine yönelik terör tehdidini büyük ölçüde ortadan kaldırmış olacak.

 

Türkiye, kendisine yönelik büyük kuşatmaya, Zeytin Dalı Harekatı ile cevap verdi, Suriye’nin kuzeyinde bir terör devleti kurulmasına müsaade etmedi, terör koridorunun Batı bölümünü bitirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri Aynelarab, Haseke, Sincar ve Kandil’e girerek terör koridorunu tamamen ortadan kaldırmalı, Türkiye kendisine yönelik büyük kuşatmayı, çok kısa bir sürede bertaraf etmelidir.

 

Savunma sanayisinde dışa bağımlılığın azaltılıp, yerli üretimin %65’e çıkmasıyla, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin operasyonel kabiliyeti önemli ölçüde arttı.

 

Türkiye, 2021 yılında, birim maliyeti 1,5 milyar dolar olan savaş uçağı gemisini üretecek. İlk savaş uçağı gemimiz TCG-Anadolu şu anda Tuzla tersanelerinde yapılıyor. TCG-Anadolu üzerinde 6 adet savaş uçağı, 4 adet yerli üretim Atak helikopteri, 8 adet nakliye helikopteri, 2 adet Seahawk Genel Maksat Helikopteri ve 2 adet SİHA-İHA olması öngörülüyor.

 

*

 

Bir ülke için en önemli konu; savunma sanayisinin ve ilaç sanayisinin millileştirilmesi ve yerli üretimin %100’e çıkartılmasıdır. Türkiye bu alanlarda geçtiğimiz 10 yıl içerisinde çok güzel gelişmelere imza attı. Türkiye, silah fabrikalarının sayısındaki artışla beraber, silah ihracatına başladı. Yakın zamanda satacağımız 30 adet Atak helikopteri, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının üçte biri kadar, ülke ekonomimize kazanç sağlayacak.

 

Tabi ki tarım ve hayvancılık önemli ancak… Dünya, savunma sanayisi ile şekilleniyor!

 

Rusya tarım-hayvancılık ihtiyacını, ithal ederek karşılıyor. Ülkesinin iklimi tarıma elverişli değil ancak Rusya dünyanın en büyük 8. ekonomisiSebebi, savunma sanayisi! Türkiye tarım ve hayvancılığa uygun iklim ve toprak yapısına sahip. Tarım ve hayvancılıkta %100 oranında yerli üretim yapabilir, yapmalı.

 

Ancak; 50 milyon dolara tarım ürünleri ithal edilmesi ile 500 milyar dolarlık yerli üretim silahın ihraç edilmesini kıyasladığımızda, konuların öncelik sırası anlaşılacaktır.

 

Savunma sanayisi, ilaç sanayisi ve uzay sanayisi Türkiye’nin birinci önceliği olmalıdır. Türkiye’ye ekonomik saldırıların olduğu şu günlerde dahi, Türkiye yeni silahlar üretiyor, yerli üretim silahlarını geliştiriyor. Ankara’da yapımına başlanan ve tamamlandığında Türk Silahlı Kuvvetleri’ne devredilecek uzay üssü için, 6 milyar dolar bütçe ayrıldı, bu üs yerli imkanlar ve yerli teknolojiyle yapılıyor.

 

İstikbal göklerdedir ve istikbal Türkiye’nin olacak.

 

Haftaya görüşmek dileğiyle…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ABD Başkanı Trump'tan İran'a uyarı: Dünya izliyor, protestocuları öldürmeyin
ABD Başkanı Trump'tan İran'a uyarı: Dünya izliyor, protestocuları öldürmeyin
Erdoğan'ın masasındaki ankete göre kararsızlar seçimin kaderini belirleyecek
Erdoğan'ın masasındaki ankete göre kararsızlar seçimin kaderini belirleyecek