IMF’den Manipülatif Açıklama
Satuk Buğrahan MİRZABEY

IMF’den Manipülatif Açıklama

Bu içerik 3377 kez okundu.

Geçtiğimiz günlerde IMF’den bir açıklama geldi.

 

Batının; Türkiye’nin IMF ile masaya oturması niyeti hususunda enteresan bir açıklama. IMF özetle; Türkiye ile anlaşma yapmak için ortada bir sebep olmadığını söyledi. Bu açıklama ne anlama geliyor? Hangi kişi ya da kuruluş, Türkiye ile IMF’in masaya oturup anlaşma yapmasını dillendirdi de, IMF böyle bir açıklama yaptı? IMF, bu açıklaması ile aslında “Türkiye ile masaya oturmak istediğini” dile getirdi.

 

Dolar ve Euro kurları üzerinden Türkiye’ye yapılan saldırının bir amacı da, Türkiye’yi IMF’e zorlamak.

 

*

 

Türk ekonomisi, neden “dış güçlerin” hedefinde?

 

1983 yılında Türkiye Cumhuriyeti bütçesinin %8,1’i faiz harcamalarına giderken, 2001 yılında bu oran %51’e yükselmişti. 2007 yılında dışarıya yapılan faiz ödemesi oranı %26 seviyesine indirildi.

 

1980’lerin başından, 2007 yılına kadar, Türkiye Cumhuriyeti 433 milyar Dolar faiz ödedi.

 

2002 yılında 232 milyar Dolar olan Türkiye Cumhuriyeti bütçesi, 2017 yılı mayıs ayında 857 milyar Dolar oldu.

 

Türkiye’nin 2001 yılında enflasyon oranı %54,4’tü. İhracatı ise 31 milyar Dolar seviyesindeydi.

 

2017 yılında enflasyon oranı %11,92 iken, ihracatımız 157 milyar 94 milyon Dolar oldu.

 

*

 

Yıl 1947. 

 

Türkiye, IMF’e üye oldu. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ydü. Türkiye, 1 Ocak 1961’de, IMF ile ilk kez stand by anlaşmasını yaptığında, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’di.

 

1 Ocak 1961’den sonra IMF ile toplamda 19 stand by anlaşması imzalandı.

 

Türkiye 2008 yılında, IMF ile stand by anlaşması yapmama kararı aldı; 2013 yılında, 422,1 milyon Dolar tutarındaki “son taksiti” ödeyerek, IMF’e olan borcunu tamamen bitirdi.

 

IMF geçtiğimiz günlerde, her ne kadar “evet Türkiye ile tekrardan masaya oturmak istiyoruz” anlamına gelen bir açıklama yapmış olsa da, Türkiye’nin artık IMF’e ihtiyacı yok. Geçtiğimiz 10 yıl içerisinde defalarca ekonomik büyüme rekoru kıran Türkiye, 2018’in ilk çeyreğinde de %7,4’lük büyüme oranını yakalayarak yeni bir rekora imza attı, ekonomilerin en büyük lokomotifi savunma sanayisinin gelişmesi için, ar-ge çalışmalarına ciddi yatırımlar yaptı. Bu yatırımların meyvesi bugün alınıyor, Türkiye ekonomisinin geçmişte en büyük dış harcaması olan savunma sanayisinde, dışa bağımlılık büyük ölçüde azalıyor.

 

Dikkat edilmesi gereken husus, ekonomik büyüme rekorlarının hemen ardından Türkiye’de yaşananlar.

 

Dış güçler ifadesini bugünlerde sıkça duyuyoruz. Bulunduğu coğrafya itibariyle, pek çok dış faktörün hedefindeki Türkiye; terör sorununu ortadan kaldırmaya başladığı bugünlerde bu seferde ekonomik saldırılarla durdurulmaya çalışılıyor.

 

Türkiye, kendi ürettiği petrol arama gemisi ile Doğu Akdeniz’de petrol aramaya başladı ve Doğu Akdeniz’deki 3 trilyon dolarlık doğalgaz rezervini çıkarmak içinde girişimlerde bulunuyor.

 

Yunanistan, Fransa’dan “kiraladığı” 2 adet savaş gemisini, Türkiye’nin petrol arama gemisinin “yakınlarına” gönderdi. GKRY ve İsrail peş peşe açıklamalarla, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz çıkarmasını istemediklerini söyledi.

 

Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde bir terör devleti kurulmasına, Zeytin Dalı Harekatı ile müsaade etmedi. Dış güçlerin, Irak’ın kuzeyi ve Suriye’nin kuzeyinde devlet kurma niyetlerini gerçekleştirmeye yönelik faaliyetlerini 1800’lü yılların sonlarından itibaren artırdıkları biliniyor. Türkiye, dış güçlerin bu planını, Zeytin Dalı Harekatı ile çok kısa bir süre içerisinde başarısızlığa uğrattı.

 

Türk Silahlı Kuvvetleri, Terör örgütü PKK’nın merkezi konumundaki Kandil Dağı’na adım adım ilerliyor. Türkiye’nin 400 milyar Dolara yakın para harcadığı terörle mücadelenin ana sebebi olan terör örgütü PKK bitiriliyor.

 

Türkiye; BalkanlarOrtadoğu ve Afrika’da nüfuzunu artırıyor.

 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yerli üretim silahlarla operasyonel kabiliyeti günden güne artıyor.

 

*

 

Türkiye, Doğu Akdeniz’de milli menfaatlerinden taviz vermedi, basında Dolar ve Euro kurlarının yükselmesi konusu gündemde olsa da, cumhuriyet tarihimizin en önemli atılımı olan Doğu Akdeniz petrollerini çıkarma girişimi kararlılıkla sürdürülmeli.

Ülkemizde, 2018 yılı içerisinde 65 petrol kuyusu sayısı açılacak. Şu an bu husustaki çalışmalar büyük bir hızla sürüyor.

 

Önümüzdeki hafta yayınlanacak yazımda, Türkiye’nin enerjideki yol haritasını detaylı şekilde anlatacağım.

 

Haftaya görüşmek dileğiyle…

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Orman yangını kontrol altına alındı
Orman yangını kontrol altına alındı
Faiz silme kampanyası için son 1 hafta
Faiz silme kampanyası için son 1 hafta