Milletlerarası Deniz Hukuku Üzerine İncelemeler - 2
Satuk Buğrahan MİRZABEY

Milletlerarası Deniz Hukuku Üzerine İncelemeler - 2

Bu içerik 6440 kez okundu.

Yazı dizisinin ilk bölümünde milletlerarası deniz hukukunun yazılı hale gelme sürecini ve kıta sahanlığı konusunu incelemiştim.

 

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren milletlerarası deniz hukukunun gelişimini ele aldığım yazı dizisinin ikinci bölümde, dünya basınında uzun bir süre daha gündemi meşgul edecek olan, jeostratejik, jeoekonomik ve jeopolitik öneme haiz Münhasır Ekonomik Bölge kavramını inceledim. Söz konusu hukuk kavramının, kıyı ülkelerine tanıdığı egemen haklar sebebiyle önemi, günümüzde daha net bir şekilde görülüyor.

 

Münhasır Ekonomik Bölge

 

1947 yılında ilk olarak Şili Cumhuriyeti’nin ve ardından yine aynı yıl içerisinde Peru Cumhuriyeti’nin iddiaları ile gündeme gelen hukuk kavramı, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren milletlerarası deniz hukukunun gelişim sürecinde üzerinde en çok araştırma yapılan, konuşulan ve tartışılan konu haline geldi. 12 Mart 1947’de Başkan Truman’ın Kongre’de açıkladığı, Amerikan kıta sahanlığı sınırları içerisinde deniz yatağının altındaki ve üzerindeki kaynakların kullanım hakkının ABD hükümetine ait olduğunu ilan eden ve milletlerarası deniz hukukunda ciddi önem arz eden Truman Doktrini’nin ardından Şili Cumhuriyeti, kıta sahanlığı sınırlarına ek olarak, açık denizlerde seyrüsefer serbestliğini etkilemeyecek şekilde, kıta sahanlığı üzerindeki deniz tabakasında da egemenlik tesis ettiğini ilan etti. İlanın akabinde çıkarılan kanunla, ilan edilen Münhasır Ekonomik Bölge’nin ülkesel egemenlik sınırları içerisinde yer almadığı ifade edilmiştir.

 

Bazı Ülkelerin Deniz Yetki Alanları

 

Amerika Birleşik Devletleri – Kıta Sahanlığı Alanı: 2,193,526 km2, MEB Alanı: 11,351,000 km2.

Avustralya - Kıta Sahanlığı Alanı: 2,194,008 km2, MEB Alanı: 8,505,348 km2.

Belçika Krallığı - Kıta Sahanlığı Alanı: 3,447 km2, MEB Alanı: 3,447 km2.

Birleşik Meksika Devletleri - Kıta Sahanlığı Alanı: 419,102 km2, MEB Alanı: 3,177,593 km2.

Brezilya Federatif Cumhuriyeti - Kıta Sahanlığı Alanı: 774,563 km2, MEB Alanı: 3,660,955 km2.

Çin Halk Cumhuriyeti - Kıta Sahanlığı Alanı: 831,340 km2, MEB Alanı: 3,879,666 km2.

Danimarka Krallığı - Kıta Sahanlığı Alanı: 495,657 km2, MEB Alanı: 2,551,238 km2.

Finlandiya Cumhuriyeti - Kıta Sahanlığı Alanı: 85,109 km2, MEB Alanı: 87,171 km2.

Fransa Cumhuriyeti - Kıta Sahanlığı Alanı: 389,422 km2, MEB Alanı: 11,035,000 km2.

Hindistan Cumhuriyeti - Kıta Sahanlığı Alanı: 402,996 km2, MEB Alanı: 2,305,143 km2.

Japonya - Kıta Sahanlığı Alanı: 454,976 km2, MEB Alanı: 4,479,388 km2.

Mikronezya Federal Devletleri: Kıta Sahanlığı Alanı: 19,403 km2, MEB Alanı: 2,996,419 km2.

Norveç Krallığı - Kıta Sahanlığı Alanı: 434,020 km2, MEB Alanı: 2,385,178 km2.

Portekiz Cumhuriyeti - Kıta Sahanlığı Alanı: 92,090 km2, MEB Alanı: 1,727,408 km2.

Şili Cumhuriyeti - Kıta Sahanlığı Alanı: 252,947 km2, MEB Alanı: 3,681,989 km2.

Yeni Zelanda - Kıta Sahanlığı Alanı: 277,610 km2, MEB Alanı: 4,083,744 km2.

 

***

 

Münhasır Ekonomik Bölge kavramının oluşması, BM’nin ve ülkelerin gündemine gelmesindeki sebeplerden biri de balıkçılık bölgesi ilanlarıdır. Ülkelerin balıkçılık bölgesi ilan etmelerine ve 1958 Cenevre Sözleşmesi’nde bu hususta net bir ibarenin bulunmamasına rağmen, Uluslararası Adalet Divanı kararında, karasuları ötesinde balıkçılık bölgesi ilanının genel kabul gördüğü ifade edilmiştir. Akabinde, Santo Domingo Deklarasyonu’nda, miras denizi kavramı; kıyı devletinin, kıyılara bitişik sularda, deniz yatağında, toprak altında, kıta sahanlığında ve bunun toprak altında; coğrafi, jeolojik ve biyolojik karakterler ve buradaki kaynakların makul kullanımı ihtiyacıyla sınırları çizilecek şekilde doğal kaynakların kullanılması, muhafazası ve araştırması için üzerinde münhasır haklara sahip olduğu deniz alanı şeklinde tarif edilmiş, Kamerun’da toplanan Afrika Ülkeleri Deniz Hukuku Semineri’nde ise ekonomik yetkilere dayanan deniz alanları kurulması fikri benimsenmiş, 3. Deniz Hukuku Konferansı’nda kıyı devletlerinin yetkilerinin kısıtlanmasını isteyen devletler ile 200 millik miras denizi talep eden ülkelerin taleplerini dengeleyen MEB kavramı kabul edilmiştir.

 

1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hakları Sözleşmesi ile milletlerarası hukuk literatürüne giren ve kıta sahanlığı kavramını da bünyesinde barındıran Münhasır Ekonomik Bölge kavramı özetle; karasularının ölçülmeye başlandığı esas hatlardan itibaren 200 deniz mili genişlikteki deniz alanlarının, deniz yatağı ve toprak altı ile üzerindeki suların, canlı ve canlı olmayan kaynaklar üzerinde kıyı devletine bazı ekonomik hakların tanınmasıdır. BMDHS’ye göre; sahildar devlet kıta sahanlığında araştırmada bulunmadığı veya buranın doğal kaynaklarını işletmediği taktirde hiç kimse, sahildar devletin açık rızası olmadan bu çeşit faaliyetlere girişemez.

 

Birleşmiş Milletler Deniz Hakları Sözleşmesi’nin:

  • 56. maddesine göre, Münhasır Ekonomik Bölge’de sahildar devlet, deniz yatağı üzerindeki sularda, deniz yatağında ve bunların toprak altında, canlı ve cansız doğal kaynakların araştırılması, işletilmesi, muhafazası ve yönetimi konuları ile aynı şekilde sudan, akıntılardan ve rüzgarlardan enerji üretimi gibi, bölgenin ekonomik amaçlarla araştırılmasına ve işletilmesine yönelik diğer faaliyetlere ilişkin egemen haklar kullanır,

 

  • 57. maddesine göre Münhasır Ekonomik Bölge, karasularının ölçülmeye başlandığı esas hattan itibaren 200 deniz milinin ötesine uzanamaz,

 

  • 75. maddesine göre, sınırlarına ilişkin haritaların ve coğrafi koordinat listelerinin uygun biçimde yayınlanması ve BM’ye deklere edilmesini gerektirirken kıta sahanlığı ülkenin ab initio ve ipso facto bir hakkı olup ilan ve bildirim gerektirmemektedir. Maddenin tam metni “1- İşbu kısım hükümleri saklı kalmak üzere, münhasır ekonomik bölgenin dış sınır çizgileri ve 74. maddeye göre çizilen sınırlandırma çizgileri, yerlerinin tespiti amacıyla uygun ölçekli deniz haritalarında gösterilecektir. Gerektiği takdirde bu dış sınırların çizgileri veya sınır çizgileri yerine, kullanılan jeodezik sistemi belirten noktaların coğrafi koordinatlarına ilişkin bir liste ikame edilebilir. 2- Sahildar devlet bu haritalar veya coğrafi koordinatlara ilişkin listeleri gereken şekilde yayınlayacak ve bunların bir nüshasını Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Sekreteri nezdine tevdi edecektir” şeklindedir,

 

 

  • 76. maddesine göre kıta sahanlığı genişliği 350 deniz miline uzanabilir,

 

  • 77. maddesine göre, doğal kaynaklar, deniz yatağı ve toprak altının madensel kaynaklarını ve diğer cansız kaynaklarını ve keza sedanter türden canlı organizmaları; yani hasata elverişli duruma geldikleri zaman, deniz yatağında veya bu yatağın altında ya hareketsiz bulunan veyahut da hareketleri deniz yatağı veya toprak altı ile sürekli temasa bağlı olan organizmaları içerir.

***

Özetle; Münhasır Ekonomik Bölge’de kıta sahanlığında bulunan canlı olmayan doğal kaynaklara ilave olarak, kıta sahanlığı üzerinde bulunan su kütlesindeki canlı doğal kaynakların araştırılması, işletilmesi, korunması ve idaresi konularında kıyı devletine egemen haklar tanınırken; kıta sahanlığında, deniz tabanı üzerinde ve altındaki cansız kaynakların araştırılması, çıkarılması ve işletilmesi için kıyı devletine egemen haklar tanınır.

 

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle…

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TBMM Başkanı Şentop İdam cezası düşünülebilir
TBMM Başkanı Şentop İdam cezası düşünülebilir
HAYATIN TÜM RENKLERİ İÇİN YEŞİLİ ÖNEMSİYORUZ
HAYATIN TÜM RENKLERİ İÇİN YEŞİLİ ÖNEMSİYORUZ